İlişkilerde Mahşerin Dört Atlısı: Birİlişkiyi Yavaş Yavaş Yıpratan Dört İletişimBiçimi ve Panzehirleri

by admin
0 comments

Bir ilişkinin bitişi çoğu zaman ani bir olayla gerçekleşmez. Genellikle ilişki, uzun bir süre
boyunca fark edilmeden yıpranır. Çiftler hâlâ birlikteyken, konuşurken, hatta tartışırken bile
aslında bağ yavaş yavaş zedelenir. Bu süreci anlamaya yönelik en güçlü
kavramsallaştırmalardan biri, ilişki araştırmacısı John Gottman tarafından tanımlanan
“Mahşerin Dört Atlısı”dır.
Gottman, uzun yıllar boyunca çiftleri gözlemlediği çalışmalarında, ilişkileri ciddi biçimde
zorlayan ve zamanla ayrılığa kadar gidebilen dört temel iletişim biçimini tanımlamıştır. Bu
kavramlar, ilişkiyi “bozan kişiler” değil, ilişkide ortaya çıkan etkileşim örüntüleri olarak ele
alınır. Yani mesele, kimin kötü olduğu değil; ilişkinin nasıl bir dil konuştuğudur.
Bu dört iletişim biçimi şunlardır: Eleştiri, Savunma, Aşağılama ve Duvar Örme.
Her biri, ilişki bağını farklı bir yerden zedeler.

Eleştiri: Davranışı Değil, Kişiliği Hedef Almak
Eleştiri, bir ilişkide ihtiyaçları dile getirme girişimi gibi görünebilir. Ancak eleştiri, şikâyetten
farklıdır. Şikâyet belirli bir davranışa yönelirken, eleştiri kişinin karakterine ve kişiliğine
yönelir.
“Dün beni aramaman beni üzdü” bir şikâyettir.
“Zaten sen hep böylesin, hiç düşünmezsin” ise eleştiridir.
Eleştirinin temel özelliği, “sen hep / sen hiç” diliyle konuşmasıdır. Bu dil, karşı tarafın
savunmaya geçmesine neden olur. Çünkü kişi, yaptığı bir davranıştan değil, kim olduğu
üzerinden yargılandığını hisseder.
Eleştiri ilişkide arttıkça, partnerler kendilerini görülmeyen, anlaşılmayan ve haksızlığa
uğramış hissedebilir. Bu da duygusal güveni zedeler.
Eleştirinin panzehiri, Gottman’a göre, yumuşak başlangıçtır.
Bu, ihtiyacı suçlama olmadan ifade edebilme becerisidir.
“Sen zaten umursamazsın” yerine, “Böyle olduğunda kendimi yalnız hissediyorum” demek,
ilişkinin dilini değiştirir.
Savunma: Anlaşılmak Yerine Haklı Olmaya Çalışmak
Savunma, çoğu zaman eleştirinin doğal bir sonucudur. Kişi kendini suçlanmış hissettiğinde,
refleks olarak açıklama yapar, karşı atağa geçer ya da sorumluluğu tamamen reddeder.
“Ben de çok yoğundum”,
“Sen de şöyle yapıyorsun”,
“Abartıyorsun.”
Savunma davranışı, kısa vadede kişiyi rahatlatabilir. Ancak uzun vadede ilişkide şu mesajı
verir:
“Senin hissettiğin şey önemli değil.”
Savunmanın temel problemi, partnerin duygusunu duymadan cevap vermesidir. Böylece
ilişki, karşılıklı anlaşılmama hissiyle dolar.
Savunmanın panzehiri, sorumluluğun küçük bir kısmını bile olsa kabul edebilmektir.
Bu, tüm suçu üstlenmek anlamına gelmez.
“Bu konuda payım olabilir” demek, ilişkinin tansiyonunu düşürür.
Aşağılama: İlişki İçin En Yıkıcı Atlı
Gottman’a göre aşağığılama, ilişki için en tehlikeli iletişim biçimidir. Alay, küçümseme, göz
devirmeler, iğneleyici ifadeler ve üstünlük duygusu bu kategoriye girer.
Aşağılama, yalnızca bir davranışı değil, partnerin değerini hedef alır.
Bu noktada ilişki, eşitler arası bir bağ olmaktan çıkar.
Aşağılama içeren ilişkilerde taraflar genellikle derin bir kırgınlık ve öfke biriktirmiştir. Bu öfke,
zamanla saygıyı aşındırır.
Aşağılmanın panzehiri, takdir ve saygı kültürü geliştirmektir.
Bu, yalnızca güzel anlarda değil; zor anlarda bile partnerin insan olarak değerini görebilmeyi
içerir.
Duvar Örme: İlişkiden Duygusal Olarak Çekilmek
Duvar örme, tartışma sırasında ya da ilişki içinde tamamen kapanma halidir. Kişi konuşmaz,
tepki vermez, göz temasından kaçınır. Bu durum çoğu zaman “umursamamak” olarak
algılansa da, Gottman’ın çalışmalarına göre duvar örme genellikle duygusal olarak aşırı
yüklenme ile ilişkilidir.
Kişi artık baş edemediğini hisseder ve kendini korumak için ilişkiyle temasını keser.
Ancak karşı taraf için bu durum oldukça yıkıcıdır. Çünkü mesaj şudur:
“Bu ilişkide yalnızsın.”
Duvar örmenin panzehiri, duygusal regülasyon ve mola verme becerisidir.
Mola, kaçmak değil; yeniden temas edebilmek için alan yaratmaktır.
Neden Bu Atlılar Bu Kadar Güçlü?
Çünkü bu dört iletişim biçimi, zamanla ilişkiyi güvenli bir alan olmaktan çıkarır. İlişkide güven
azaldıkça, taraflar kendilerini korumaya alır. Bu da daha fazla eleştiri, savunma, aşağığılama
ve duvar örmeyi beraberinde getirir.
Birçok çift için sorun, sevgisizlik değil; ilişkinin konuşma biçiminin zarar görmesidir.
Bu kavramları tanımak, ilişkiyi etiketlemek için değil; ilişkide neler olup bittiğini fark
edebilmek ve dönüştürebilmek için önemlidir.

You may also like

Leave a Comment